Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Serbest Kürsü
 Tr Filateli Forumları | Pul - Filateli - Pulculuk - Filatelist | Serbest Kürsü
Mesaj icon Konu: SİRKECİ POSTAHANESİ YARDIM Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Sayfa   2 Sonraki >>
Yazar Mesaj
Misafir
Misafir
Misafir

Alıntı Misafir Cevaplabullet Konu: SİRKECİ POSTAHANESİ YARDIM
    Gönderim Zamanı: 25-Eylül-2009 Saat 22:56

 Daha önce 40 kahraman telgrafçı müzesi başlığıyla sizlere duyurduğum konuda PTT Genel Müdürlüğünden  ayrıntılı bilgi talep etmem ve bu konuda uzunca bir süre PTT genel müdürlüğünden başvuruma yanıt beklememe rağmen bir cevap alamadığım için  iş başa düştü.

Değerli arkadaşlarım Edindiğim bilgiye göre Sirkeci postahanesi müzesünde milli mücadele yıllarının efsanevi telgrafçılarından Manastırlı hamdi efendi odası vardır.Bu odada Milli Mücadele yıllarında görev almış 40 kahraman telgrafçının isimleri,birçok özellikleri bir levha panoda sergilenmektedir. Konu oldukça önemlidir. Bu panonun  internetten bir resimini edindim,ancak fotoğraf düşük çözünürlükte olduğunda   yazıların büyük bölümünü olumakta zorluk çektim.Posta tarihi  araştırmacısı olduğumdan bu pano içeriği bilgilere ihtiyacım vardır. sirkeci postahanesi yakınlarında ikamet eden üye arkadaşımız varsa  bu panonun okunaklı  bir veya birkaç fotoğrafını  çekerek gönderme lutfunda bulunursa minnettar kalırım.
 
muharrem semerci
 
strPostAds
IP
dybnr
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 23-Eylül-2008
Konum: Tekirdağ
Gönderilenler: 264

Alıntı dybnr Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 11-Ekim-2009 Saat 10:40
Muharrem Bey merhaba,
 
Dün, Kırk Kahraman Telgrafçı ile ilgili bilgi almak üzere büyük bir heyecanla Sirkeci Postahanesi'ndeki PTT Müzesine gittim ve şaşkınlığa uğradım: Müze kapalıydı, hafta içi ve mesai saatleri içerisinde açık imiş...
 
Eve dönünce internetten baktım, PTT'nin sitesinde ilgili bölümde hafta içi mesai saatlerinde açık olduğu notunu yazmışlar. Ancak hangi düşünce ile günümüzün İstanbul'unda bir müze haftasonları kapalı olur, anlayamadım. Şimdi yönetmelikler, maddeler vs. sıralanabilir ama sonuç değişmiyor: O müze hafta sonları kapalı. Hafta içi mesai saatinde kim gidebilir, nasıl gidebilir, müzenin "hedef kitlesi" kimdir, bilinmez...
 
Hafta içi bir gün, mesai saatleri içersinde tekrar gitmeye çalışacağım.
 
Saygılarımla,
 
Deray Yabaneri
IP
Cüneyt
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 10-Şubat-2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 800

Alıntı Cüneyt Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 11-Ekim-2009 Saat 15:14
Merhaba Deray Bey,
 
Bildiğiniz gibi Türkiye'de müzeleri ziyaret eden hiç denecek kadar az, hele Posta Müzesi gibi bir müzeyi normal olarak ziyaret etmek isteyen günde üç beş kişi ya oluyor ya olmuyordur. Hafta sonu mesai konmaya değecek ziyaretçi olacağı ise iyice şüpheli, bu bakımdan hafta sonu kapalı olması çok şaşırtıcı değil. Müzelerin "hedef kitlesi" Türkiye'de daha çok okullar nitekim posta müzesinede bazı okullar ziyarete gidiyormuş.
 
Ancak müze açık bile olsa içeride izinsiz fotoğraf çekilmesine izin verilmiyor. Ben on gün kadar önce giitiğimde yetkili kimse bile yoktu, herkes Sütlüce'deki toplantıya gitmişti. Sonunda Cuma günü telefon edip panoların fotoğraflarını çekmem için bana izin verdiklerini bildirdiler ve bende gidip resimleri çekebildim.
 
Selamlar ve saygılar,
Cüneyt Gemicioğlu
 
IP
saadettin_pul
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Aralık-2006
Gönderilenler: 924

Alıntı saadettin_pul Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 11-Ekim-2009 Saat 17:58
Müzecilik kavramı başta kamu kurum ve kurluşları arasında olmakla birlikte özel sektör nezdinde de özendirilmesi ve geliştirilmesi gereken son derece önemli bir kavramdır. Müzelerimizi özelleştirmeyi dillendirenlerin neden özel müzeciliğe destek verilmesi gerektiğini akıl edemezler bir türlü anlayabilmiş değilim. Sanıyorum yenilen ekmek ve sallanılan kılıçla alakalı olsa gerek.PTT kurumu üstlendiği tarihi misyonuyla birlikte Türk Milletinin ve Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Haberleşme noktasında, Dünya ile entegrasyonun da çok önemli vazifeyi yerine getirmiştir. Zaman süzgeci içinde elimize ulaşan araç gereçlerin, evrakların, çalışma ortamlarının Müzecilik anlayışı ile sunulması milli birer vazifedir. Eğitim camiamızda önemli yeri olan bir kısım okulların Pilav Günü başlıklı organizasyonları dünle bugünü bir araya getirmekte, kuşaklar arasında kaynaşmaya zemin hazırlamaktadır. Herşeyden önce bir kuruma ait müzeyi gezmemiş görmemiş ve haberi olmıyan personeli olmamalı. En önemlisi başta Anıtkabir, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Mevlana Müzesi, Sirkeci PTT müzesi başta olmak üzere müzelerimize mahsus turistik posta damgaları olmalı. Hele hele Sirkeci PTT sinin Posta damgası Tüm PTT şubelerinden ayrı olarak özel tasarlanmış olması, bir ilkgün ve özel gün damgasını aratmayacak biçmde tasarlanmasını PTT nin kendine verdiği önemle aynı doğrultuda olduğunu düşünüyorum.Özel Müzeciliğin geliştirilmesi bu tür müzelerde oluşturulan kolleksiyonların tecsil edilmesi, kültürel katkılarından dolayı ödüllendirilmeleri, kısmende olsa vergi indirimi gibi özendirici çalışmalar; Etnografik ve arkeolojik pek çok eserin elde tutulmasında sebep teşkil edecektir. Varmıdır bilmiyorum?
Paşabahçenin cam eşya müzesi, Bankaların Müzeleri, Konuya ciddi biçimde el atıldığında Pek çok kamu kuruluşunun müzelerinin olması gerektiğini hemen hemen herkes anlıyabilir. Bu müze ve müzecilik anlayışı içinde dünle bugünü buluşturacak muhtelif organizsayonlar toplumsal sağduyuya ve saygıya zemin teşkil edecektir.
Selam ve Saygılarımla
Saadettin Kayserilioğlu
IP
dybnr
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 23-Eylül-2008
Konum: Tekirdağ
Gönderilenler: 264

Alıntı dybnr Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Ekim-2009 Saat 05:55
Merhaba Cüneyt Bey,
 
Saadettin Bey çok güzel konulara değinmiş. Benim de üzüntüm PTT'mizin müzecilik anlayışından kaynaklanıyor. Tarihi ve zengin kaynakları geniş imkanlar sağlarken PTT Müzesi tanıtımı yapamıyor. Oysa günümüz sunum dünyası, eski tip müzecilik de 1980'lerde kaldı. Yaklaşık iki yıl önce  bir gün, herhalde yıl iznimin olduğu bir gün, gitmiştim PTT Müzesine.
 
Müzeye ilk gidişimde  telefonların, telgraf makinalarının, posta kutularının sunumlarını tatmin edici bulmuştum ama Manastırlı Hamdi Efendi'nin odası bir düzen, tertip içinde idi. Halbuki Nutuk'ta yer alan bir bölüm yaşanmıştır bu odada. Bir endişe ve kahramanlık havası yansıtılmalıydı. Telgraf makinası sanki masadan yeni kalkılmış gibi dursa, masanın üzerinde bir-iki Osmanlıca evrak, belki yarım kalmış bir sigara (ama Marlboro değil tabii), koltuk devrilmese de yan dönmüş durumda... Hatta İhsan Pere'nin bahsettiği askıda ceketlerin hepsi toplamış, bir tanesi unutulmuş olsa... 
 
Ankara ile haberleşmenin sağlandığı ve İngilizlerin bir türlü bulamadığı, mahzendeki telgraf hattı ziyarete açılsa...
 
Filateli bölümündeki sergilenmeler daha bakımlı, daha canlı olsa... Şimdi nasıldır bilmiyorum ama iki yıl önce sıkışık bir katta sararmış pullara bakıp geçiliyordu. Yanınızda da bir görevli, kibar bir bayandı, çok nazik davrandı ama psikolojik baskı yetiyordu bir an önce ayrılmak için. Güzel bir düşünce ile gazetelerin filateli ile ilgili haberleri de sergileniyordu, aralarında Erol Akkaya'nın yazıları da vardı ama gazetelerin sunumları kötüydü. İnsan sıkıntıdan okuyamıyordu, loş bir bölümde, ayaküstü, kahverengi, ağır, ağaç çerçeveleri elinizle çevirerek içerisindeki sayfaları okumaya çalışıyordunuz. Okuyamıyordunuz. En azından o gazete sayfaları aydınlık bir salonda sergilense, oturma yerleri olsa; filatelik ürünler o kadar loş ortamda sergilenmese, bu arada sararanlar değiştirilse; çıkışa doğru Müzenin damgası vurulsa, hemen orada defter, zarf, pul, büyüteç, maşa satılsa... Hadi günümüzde gelire bakılıyor, minyatür posta kutuları, tarihi postacı minyatürleri, minyatür telefonlar satılsa... 
 
Hafta sonları açık olsa, insan "hadi Manastılı Hamdi Efendi'nin odasını görelim" diye ailesini toplayıp gidebilse, hatta orada bir de oturulup çay kahve içilebilecek bir bölüm olsa... Orada hafiften bir müzik çalsa...
 
Yeni düzenleme ilanlarla duyurulsa...
 
Hiç de maliyetli olmaz, getirisi daha fazla olur. Şimdiki haliyle ne olacak, okullar gelirse gelecek ve gidecek. Başka da kimse uğramayacak, uğramak isteyen kapıdan dönecek. Korkarım ki günde üç-beş ziyaretçinin geldiği müze, beş sene sonra bu ziyaretçi sayısını da arar bu gidişle...
 
Saygılarımla,
 
Deray Yabaneri
 
IP
Misafir
Misafir
Misafir

Alıntı Misafir Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Ekim-2009 Saat 18:17
Değerli Arkadaşlar
Öncelikle yakın alakasından  dolayı Cüneyt beye teşekkür ederim.
Bu başlığı açarak sirkeci ostahanesi,manastırlı hamdi efendi odasında birkaç panada istanbulun işgalinde gizli tel hadisesi ve bu olayın  kahramanlarının isimleri ve ayrıntılı bilgilere ihtiyaç duyduğumdan  bu panoların fotoğraflarını çekip göndrebilecek  arkadaş aramıştım,Sağ olsunlar Ceneyt bey değerli zamanını benim için ayırarak hemde iki defa sirkeci postahanesine giderek fotoğrafı çekip göndermesi beni çok memnun etti.kendilerine  bir kere daha  çok  teşekkür ederim.sağ olsunlar var olsunlar.Cüneyt beyden bu pano resimlerini buraya yükleyerek arkadaşlarımında isitfadesine sunmasını rica ederim.
 
muharrem semerci
 
IP
Cüneyt
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 10-Şubat-2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 800

Alıntı Cüneyt Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Ekim-2009 Saat 18:58
Merhabalar Muharrem Bey,
 
Yardımcı olabildi isem ne mutlu.
 
Kişisel gayretleri ile Kurtuluş Savaşımız sırasında İstanbul ile Ankara arasında güvenilir ve hızlı iletişim kurulmasını canları pahasına sağlayan posta görevlilerimizin isimleri bulunan panonun resmini sunuyorum.
 
Selamlar ve saygılar,
Cüneyt Gemicioğlu
 
 


Düzenleyen Cüneyt - 12-Ekim-2009 Saat 19:00
IP
Misafir
Misafir
Misafir

Alıntı Misafir Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Ekim-2009 Saat 19:22

Sağ olun Cüneyt Bey,hemde fazlası ile yardımcı oldunuz,zira bu panodaki bilgiler,milliyet arşvinde  istanbulun işgalinde gizli tel hadisesi   yazı  dizisinide eklediğinizde  dahada ayrıntılı tetaylara ulaştık,büyük ihtimalle yazı dizisindeki bilgiler o yıllarda sağ olan olay kahramanları ile yazarın  yüzyüze görüşülerek elde edilen bilgilerin harmanından oluşmaktadır. güzel bilgilere ulaştık.posta telgraf tarihimiz  konusunda  osmanlı arşiv kataloglarında ,sizler gibi değerli arkadaşların yardımı ile  yeni yeni bilgilere ulaştığımda inanın çocuklar gibi sevinmekten kendimi alamıyorum.

saygılarımla
muharrem semerci
IP
Misafir
Misafir
Misafir

Alıntı Misafir Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Ekim-2009 Saat 19:27
Deray Bey,
 
40 kahraman telgrafçı çağrıma  destek verdiğiniz ve çabalarınız için sizede teşekkür ederim.
 
muharrem semerci


Düzenleyen muharrem - 12-Ekim-2009 Saat 20:05
IP
Cüneyt
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 10-Şubat-2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 800

Alıntı Cüneyt Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Ekim-2009 Saat 20:42
Muharrem Bey,
 
Bu arada Gizli Merkeze çağrı kodu olarak seçilen daha sonra İhsan Bey tarafından soyadı olarak alınan P:R, telgraf iletişiminde kullanılan mors alfabesinde duyar duymaz tanınabilen bir ritm oluşturuyor. Arka arkaya P:R:P:R nokta çizgi çizgi nokta nokta çizgi nokta nokta çizgi çizgi nokta nokta çizgi nokta şeklinde yazıp tuşlandığında dit dat dat dit dit dat dit dit dat dat dit dit dat dit şeklinde kulağı alışkın telgrafçıların uzaktan bile tanıyacağı bu ritmin seçilmesi bile bu kahramanlarımızın İngiliz işgalciler ile kedi fare oyunu oynayacak kadar cesur olmak dışında aynı zamanda ne kadar aklıllı olduklarını gösteriyor diye düşünüyorum. Hepsini saygı ve rahmetle anarım.
 
Selamlar ve saygılar,
Cüneyt Gemicioğlu
 
IP
Sayfa   2 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

:: Tr Fila Forumlari ::
Her Hakki Saklidir
©2005-2007