Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Makaleler
 Tr Filateli Forumları | Ana Başlıklar | Makaleler
Mesaj icon Konu: İSTANBULUN İŞGALİ VE FEDAKAR TELGRAFÇILARIMIZ Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
marda99
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 07-Aralık-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 792

Alıntı marda99 Cevaplabullet Konu: İSTANBULUN İŞGALİ VE FEDAKAR TELGRAFÇILARIMIZ
    Gönderim Zamanı: 10-Mart-2008 Saat 10:03
İSTANBULUN İŞGALİ VE FEDAKAR TELGRAFÇILARIMIZ

Birinci Cihan Harbi mütarekesinde İstanbul’un Müttefik askerler işgali altında bulunduğu seneler zarfında telgrafçılarımızın hayatları bahasına gösterdikleri hayrete şayan fedakarlık ve himmetleri ile İstanbul_Ankara arasında Muntazam telgraf maheresinin temin edilmiş olduğu malumdur.

Milli mücadele tarihimizde gizli tel Hadisesi adı ile geçen bu merkez ile kurucusu faaliyeti hakkında olsun, İstanbul'un işgali hadisesinin Ankara'ya telgrafla duyurulması dair olsun epey neşriyat yapılmıştır. Bunlar arasında hakikate uygun olan olduğu gibi, yanlış rivayet ve tefsire yol açmışlar yok değildir. Her iki hadisenin kahramanı bulunan İhsan Pere çok enteresan bir mahiyet taşıyan bu mühim olaylara ait hatıralarını şu şekilde bize nakil ve hikaye etmiştir.

Baş memuru bulunduğun İstanbul Telgraf Merkezi'nde askeri işgalin başladığı 16.3.1920 sabahı nöbette idim. Sabah nöbetinden çıkmadan evvel makineleri dolaştığım bir sırada santral memurunun telefonu dinleyiniz demesi üzerine. Harbiye Nezareti (Şimdiki İstanbul üniversitesi binası)santralındaki telefoncu İngilizler sabaha karşı Şehzadebaşı Karakolunu basarak askerlerimizi şehit etmişler, şimdi de Beyazıt Meydanı'na doğru geliyorlar. Harbiye Nezareti binasına girmeye başladılar demesi ile konuşma kesildi. Harbiye Nezareti işgal edilmişti. Pek az bir müddet sonra Beyoğlu santralinde beni bularak Tophane merkezinin rıhtıma asker çıkarıldığını bildirerek kaybolduğunu söyledi, merkezlerine de gelirlerse ne yapacaklarını sordu. Ben de buraya gelirsiniz dedim. O esnada gözüme ilişen Manastırlı Hamdi Efendiyi Ankara ciheti makinesine oturtarak etrafta derlediğim kötü haberleri kendisine dikte ettirip Ankara'ya yazdırdım. Çok geçmeden merkezleri işgale uğrayan memurlar İstanbul merkezine geldiler.
biraz sonrada en önde telgraf işleri mümeyyizi Leon olduğu halde büyük rütbeli bir İngiliz subayı ile bir miktar Hintli asker beraberinde 4 mitralyözle gelerek İstanbul merkezini de işgal ettiler. İngilizlere tercümanlık yapan Leon hepimizin hiçbir şeye el sürmeden muhabere salonunu terk etmemizi söyledi. Memurların elbiseleri salonda kaldığından baş memur olmaklığın hesab ile "memurların elbiseleri içeride kaldı alsınlar" dedim. Girip aldılar.Bu arada Manastırlı Hamdi'nin rolüne gelince bu memurun yaptığı iş her memurun yapacağı gibi baş memurun not ettiklerini Ankara'ya yazmaktan ibaretti. Kendisi de öyle yaptı. Lakin zamanla hadiseni cereyan tarzı okadar değiştirildi ki, Hamdi hadisenin kahramanı oldu. Bir çok muharrirlerin yazdıkları gibi makineye Gazi'yi çağırarak Paşam hitabıyla başlayan yazıları hakikate uymamaktadır. Zaten işgal vakalarının birbirini takip ettiği o heyecanlı dakikalarda vakit yoktu ki Gaziyi makine başına çağırabilsin.

Diğer taraftan makine başındaki bir memurun Beyazıd, Beyoğlu,tophane, merkezlerinin verdikleri haberleri toplayacak bir durumda olamayacağı düşünülürse tarihe geçen ifadelerdeki yanlışlık kendiliğinden ortaya çıkar. Maahaza şu noktanın da belirtilmesi yerinde olur ki yoksa, Hamdi yazmış, ben yazmışım ehemmiyeti olamazdı.

GİZLİ TEL HADİSESİ

Atatürk'ün istiklal harbini telgraf telleri ile kazandık demiş olmaları bu gizli telgraf merkezinin bilhassa Sakarya Muharebesi'nin zaferle neticesinde oynadığı rolün hayati ehemmiyetine şüphe yoktur. İnsan pere bu gizli tel hakkında düşünce ve kararın İstanbul Merkezi Müdürlüğü'ne tayin edildikten ve işgalden 5-6 ay sonra merkezin baş memurlarından koyu ittihatçılardan merhum Hilmi Bey'e açar,fikrini sorar o da "İhsan böyle bir şey yaparsan memlekete büyük faydan dokunur, yanız bu işi başarabilmek için Hacı Mümtaz'ın elde edilmesi gerektiğini söyler. Sana birbirinden emin, asılacak olsalar gık demeyecek arkadaşlar bulurum, fakat en iyisi bu memur işini Mümtaz'a bırak, o seçsin" diyerek kendisini Mümtaz'la Sirkeci, Bahçeli Bahar Lokantası'nda buluşturur. Mümtaz bu gizli tel ile ilgili teklifi bidayette kabul etmekte tereddüt ederse de bu telin memleket için yapacağı hizmeti önemi izah edilince derhal işe başlarız diye söz vermiş. Bu telde çalışmak üzere muhabere memurlarından Cevat Besen ile İsmet(Emekli)seçilmişti. Bu iki memura müdüriyet kaleminde çalışan Edip de katılmıştı. İhsan Pere muhaberede kullanılma üzere Edip ile birlikte yazdıkları bir şifre sureti ile vaziyeti izah eden bir mektup yazarak Ankara’ya Adapazarı’na tayin edilmiş celal adında bir memura tevdi etmiştir.

İngiliz askerlerini işgali altında bulunan İstanbul merkezinizin bodrum katındaki karanlık ve rutubetli, pis odasına gizlice kurulan bir makine ile gece yarısından sabaha kadar Ankara ile muntazam telgraf muhaberesi sağlanmıştır. Bu merkezin çağrı işareti olan PR bilahare merkezin kurucusu İhsan Bey tarafından Pere soyadı olarak alınmıştır.

İstanbul işgali sırasında İhsan perenin şahsi teşebbüsü ve telgrafçılarımızın hayret edilecek cesaret ve hamiyetleri sayesine bu gizli tel hadisesi ile en müşkül zamanlarda memlekete yapılan hizmetler sayılamayacak kadar çok ve önemli, hem de değerleri büyüktür. Asıl aşılacak nokta, İngilizler Ankara ile telgraf muhaberesinin yapıldığını öğrendikleri halde bunu meydana çıkarma maksadıyla bütün istihbarat servislerini, başta telgraf işleri mümeyyizi Leon olduğu halde seferber hale getirmelerine rağmen burunlarının dibindeki bu merkezin yerini bulamamışlardır. Bununla beraber bir aralık büyük para mükafatına kapılan bir soysuzun ihbarı üzerine gizli merkeze baskın yapılmış ise de ihbar haber alınarak merkez son anda tahliye edilmiş, İngilizler bir şey bulamamışlardır.

İhsan Pere telgraf makinesini evine kurup telefon telinden faydalanarak işgal hususuna kadar gizli muhabere devam olunmuştur.

SAKARYA ZAFERİNİ TELGRAF TELLERİ İLE KAZANDIK

İhsan Pere'nin Sakarya Zaferi hatıralarına gelince;

Bular hakikaten çok enteresan ve heyecan vericidir.
Sakarya Muharebesi'nin sonlarına doğru bir gün Beyoğlu santralındaki memur kendisine telefon ederek her tarafın Yunan bayrakları ile donatıldığını ve Rumca gazetelerin ikinci baskısı olarak çıkan nüshalarında Gazi'nin mahiyeti ile birlikte Yunanlılara esir olduğunu yazdığını söyler. İhsan Pere bu haberlere inanılmamasını uydurma olduklarını üzülmemelerini söyler. Bununla beraber İhsan Pere odasında bir aşağı bir yukarı dolaşırken kapıyı vurmadan MM gurubundan bir zat içeri girer, İhsan Bey'e "ne yaparsa yap ölümü bile göze al bunu Ankara'ya yazmanın çaresine bak" der. Notu bırakır gider. Gündüz olmasına rağmen Ankara merkezi karşımıza çıktı, şifreyi yazmağa muvaffak olduk.
Meğer bu şifreli telgraf Sakarya Muharebesinin son günlerinde bilahare Atina Sefirimiz olan Merhum Enis AKAYGEN'in yabancı resmi bir kaynaktan Yunan Ordusunun geri çekilmekte olduğunu öğrenerek MM gurubuna ( MM=MİM MİM GURUBU-Ankara hükümeti yanlısı gönüllü gurubu-örgüt) haber vermesi üzerine Ankara'ya bildirilmek üzere getirilen telgraf imiş. Bu telgraf haberi üzerinedir ki, taarruza geçilerek 22 gün 22 gece süren kanlı boğuşma ordumuzun tam zaferi ile neticelenmiştir. İhsan Pere Sakarya Zaferinin kazanıldığını belirten resmi tebliğin alınmasın müteakiben kendisine ve arkadaşlarına Ankara'dan birer takdirname ve bir miktar ikramiye gönderilmiştir.




Saygılarımla
Muharrem Semerci

Kaynak:Türkiye posta ve Telgraf ve telefon
teşkilatı ve mevzuatı-1984

strPostAds
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

:: Tr Fila Forumlari ::
Her Hakki Saklidir
©2005-2007